14 Ekim 2013 Pazartesi

karayolları lokali

Kalbimin mühim parçası Onur Akyıl’a .

Arabamız yok diye otobüsler
Sevgilimiz yok diye pavyonlar varsa eğer
Dünya bunca puştluğa ortak olurken
Delikanlı bir kadeh kalksın diye senin ellerin var.

Senden bahsediyorlar
Alkole sürüklüyorsun
Sade Sonia Salazar’ı değil.
Ağzımdaki kolonya acısını tadan martılar uçup gidiyor bu diyardan
Ben izbe bir karayolları lokalinde
Kadeh kaldırıyorum iç çekişlerimize. 

Hiçbir şey düzelmeyecek
Umut ediyorum.

Ucuz bir kalabalıkta
Şiir satılan rezil bir masada
Veyahut pahalı otel odalarında
Teslim oluyorlar gözlerine.
Oysa sen sadece kırmızı bir kalbi ağlatır
Sadece kırmızı bir kalp için ağlarsın
Bilmiyorlar.

''susma ne olur'' diyorsun.
''susma ne olur bir şeyler anlat''

Hiçbir şey düzelmeyecek,
Umut ediyorum.

Kadıköy’de bir akşamüstü
Rengini bilmediğim.
Buca’da bir çay bahçesi
Babanın annene aşık olmadığı
Orada bir cehennem
Burada bir okyanus
Ben yüzmeyi öğrenemediğimden yanmayı uygun görüyorum.

-öylesine mutlu başlayan sabahlar
yeni doğurmuş bir kadın gibi
böylesine mutsuz biten geceler
ölü bebeği kucağına verilen anne gibi-

Masalara oturan acıları kaldıramıyorum
İnadına umut ediyorum,
Hiçbir şey düzelmeyecek.

Usta,
Şiiri bilmezken
Yeşil gözlü şaire şiir yazmaya cüret edecek kadar küstahım bu gece.
Yeşil neyi değiştirir bilmiyorum.
Biranın köpüğü bulaşıyor adam olan bıyıklarına
Ben, müslüm baba’nın esrarlı gözlerini tanıyorum.
Ötesini bilmiyorum.

G,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder